Sitem

Aydınlığa boğulmak için kaplar yüreğini arzuların.Kadife şemsiyenin altında,Yasak aşkın minik güneş damlacıkları.Alevlere teslim olmuş yanakların,Bir de kıyametler kopuyor dudaklarında. Ait olmadığın bambaşka bir şehrin sokaklarındaKaybolmuş ruhun, biraz feveran ve yorgun...Ayaza tutulmuş ellerin, Ellerinde yer yerinden oynuyor.Kızılca bir gün doğuyor saçlarında. Armağan olsun şu gök sanaHenüz kıyılarının dövülmediği şu denizler meselaBir de baharlar...Tüm çiçeklerin rengi dolansın... Continue Reading →

Merhaba

Gitmek...Martı çığlıklarının hüküm sürdüğü diyarlara...Kızıla boyanmış bir gezenin,Toz pembe bulutları arasında,Uzun uzadıya bir sahil kıyısı boyunca. Eteklerimizde dilek çaputları,Yüreğimizde taze umutlar...Başka başka diyarların,Ilık meltem rüzgarları dolanmış saçlarımıza. Çıt kırıldım dallarda alemi beşer sesleri,Bir takım;Türküler, şarkılar, şiirler...Ocağımızda taze gürültülü bir ateş,Ellerimizde bahar papatyaları. Ve gitmek...Geride kalanlara masum ve sessiz bir elveda.Gelecek güzel günlere,Henüz yazılmamış şiirlerin heyecanı... Continue Reading →

Bin Yıllık Özlem

Bin yıllık yorgunluk saçlarımda,Bin yıllık yalnızlık...Bir şeyler eksik avuçlarımda,Bir kadife tenin yokluğu mesela. Silsen de vehminden gölgemi,Bin asırlık mesafeden ilişir sesin kulaklarıma.Ve ben bilirim göğe karışan kahkahalarının sahibini. Nereye dokunursa dokunsun gecenin şerri,Zifiri bir karanlığın içerisinde ruhumu gölge bilirim.Nereye teninin aydınlığı düşse,Gündüze boğulan gece gibi biterim. Yaşamaksa eğer; sensizlik...Kokundan ırak, ırak avuçlarında ellerim.Bir ah gibi... Continue Reading →

Selam Olsun

Yok öyle kuruyan dallara konupKanat çırpmaktan vazgeçmek...Biz yine de inadına yükseleceğiz göklereVe inadına çırpacağız kanatlarımızı. Bir durup, bin vuracağız sazımızın tellerineAğıt da yakarız, türkü de söyleriz yeri gelince.Hele omuz omuza durduk mu halayaŞiirlerimiz yek vücut karışacak havaya. Bir sofra kuracağız günün birindeÖylesine bereketli, öylesine kalabalık...Ayırt etmeksizin;Esmer, zenci, sarışın....Buluşacağız bir selamın gölgesinde. Selam olsun göklere...Göklerden inen... Continue Reading →

Bir Gecenin Şiiri

Oysa bir çırpıda dökülüvermişti dudaklarından,Yüreğimi yakıp kavuran,Sessizliğin avuçlarında sessiz bir ''Elveda''. Nereden bilsin şu yorgun gönlüm,Tutuklu kaldığım o dudaklarından,Gömüleceğini günün birinde toprağa. Ne şiirler biriktirmiştik oysa ki bir sevdanın göğsünde.Çocuklar gibi şendik hani,Öylesine ki şarkılar dökülürdü dudaklarımızdan,Altımızda uzayıp giden kara yağız toprağa. İkimiz...Yani bir sen, bir de sevdanın ta kendisi yine sen,Baharlar getirmiştik,İnce ve sıska... Continue Reading →

Geceler

Uğramaz ya uyku gözlerimeZehir kılınır geceler aydınlık ufkumaBir adın ile başlarım güneBin sövme ile kapatırım gözlerimi geceye. Öyle ya...Umudu kesmeye gelmiyor sendenAnsızın bitiveriyorsun rüyalarımdaBüsbütün karşımda...Uzatıp parmaklarını dokunuyorsun dudaklarımaDevirip bedenini boylu boyunca kucağımaSevişmeye başlıyoruz seninleKaranlık kuytu ormanlarımızda. Adın ile başlasamMesela...Çocuk çığlıkları ile yeni bir güneSusturup tüm cümlelerimi Sessiz kıyametler koparıyorum kendimce.Masum bir umudun yolundaBelki duyarım diye... Continue Reading →

Yakarış

Uzanmış boylu boyuncaRüzgara boyun eğen bir başak gibi.Sinesi göğü aydınlığa boğuyorArş üzre doğan güneş misali. Bir efkar dökülüyor gözlerindenMüjganında inceden parlak inci tanesi.Kalem misali dokunuyor satırlaraHani o kelam gibi zarif elleri. Zarif ipek kumaşı saçlarının ardında Ahiri delip geçen badem gözleri.Kuytularına ilişmiş iniltili rüzgar, taze meltem esintileriTeninden taşıyor baharı karşılayan o şen bülbül sesleri. Ne... Continue Reading →

Unutturma Bana Kendini

Ve nasıl oluyor da köklerimi daha derine salıyorum,Kokun rüzgarlara dolanıp topraklarıma uğradıkça. Nasıl... Bilmem nasıl oluyor da birden bire,Bir bahar havası sarıp sarmalıyor,Kurumaya yüz tutmuş şu;İnce ve sıska kuru yağız dallarımı. Uzayıp giden kuru kayın ormanlarımda,Al yeleli kısrakların hoyrat koşuşları.Göğe uzayıp giden dallarımın altında,Bir takım çocuk çığlıkları... Öyle ya...Kanımca bana her şey seni hatırlatmalı.Tan vaktinin... Continue Reading →

Söyleyin Ona

Söyleyin...Eğer varsa niyeti dönmeye gerisin geriye,Sarıp sarmalamaya şu yorgun düşmüş bedenimi.Kar yağmadan şakaklarıma,Dönsün ikimiz kokmayan şehirlerden geriye. Hatırlatın kendisine...Özlemişse eğer amansız bir gecenin ayazında sevişmelerimizi,Hatırında kalmışsa nefesimin ıslak ve nemli hissi,Ay tepemizdeyken ve henüz aydınlatıyorken karanlık geceyi.Kuşlar dallarında sessizce ölmeden,Dönsün terk edip gittiği diyarlara gerisin geri. Rasim Dahiloğlu

Seni Şiirlerime Gömdüm

Ah eder gönlüm sen kokmayan,Harap olmuş odamın virane döşeğinde.Medet ummak neyime,Eğer vuslat gelip çalmışsa kapımı bir gece.Tahir olmak ne çare, bitmiş şu ömrümün gölgesinde. Gecelerde kaybolmuş sevdalılara,Ölmek... Ölmek bir kere daha yasak olsun hepimize.Kadere boyun eğmekse ayıbımız,Al kurtar şu ellerimi kendinden.Yalan olmadan sevgim senin gönlünde. Çalma uykularımı gecenin koynundan,Ansızın çıkıp karşıma.Lal edip ömrümün geri kalan... Continue Reading →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑