Unutturma Bana Kendini

Ve nasıl oluyor da köklerimi daha derine salıyorum,
Kokun rüzgarlara dolanıp topraklarıma uğradıkça.

Nasıl… Bilmem nasıl oluyor da birden bire,
Bir bahar havası sarıp sarmalıyor,
Kurumaya yüz tutmuş şu;
İnce ve sıska kuru yağız dallarımı.

Uzayıp giden kuru kayın ormanlarımda,
Al yeleli kısrakların hoyrat koşuşları.
Göğe uzayıp giden dallarımın altında,
Bir takım çocuk çığlıkları…

Öyle ya…
Kanımca bana her şey seni hatırlatmalı.
Tan vaktinin kızıl aydınlığı,
Yağmur sonrası toprak kokusu,
Baharın ilk papatyası,
Dinlediğim son beste mesela…

Elin değmemişse eğer yeni bir güne
Ve kokun sinmemişse yaşadığım şu şehre,
Bir kez, bir kez daha kıyametler kopmalı yüreğimde.
Hem de öylesine gaddar,
Öylesine karanlık…
Acımasızlığa teslim olmalı yaşanmamış tüm sevdalar,
Yeryüzünde.

Uzat ellerini…
Bir kez daha teslim olmaya hazırım,
Gönlümden sakındığın sevdana ve sana.
Bir kez daha hazırım,
Mevsimler armağan eden gözlerine,
Bülbülleri küstüren sesine.

Bir şekilde sana çıkmalı tüm yollar.
Sen kokmalı; sardunyalar, güller, mor menekşeler.
Uzayıp giden şu cadde, yürüdüğüm sokaklar,
İçtiğim su ve sigara…
Seni hatırlatmalı,
Olur olmadık bir yerlerini anımsatmalı.

Durma…
Olur olmadık kendini hatırlat.
Hatırlat ki,
Sen de güzelleşsin tüm sevdalar.
Unutturma bana kendini…

Rasim Dahiloğlu



Unutturma Bana Kendini’ için 2 yanıt

Add yours

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: