Ay Sonatı

Gökte asılı bir Ay gerek bize,
Arınmış bulutlardan, pürü pak.
Yüzünün aydınlığı vurmuş,
Kara, engebeli yüzeyine.

Rüzgar…
Hani şu saçlarımızı okşayan,
Hoyrat delikanlı…
Bir müzik fısıldar,
Usulcasına, sessizce.
Ellerin ellerime düşer, birden bire.
Kuruyup yok olur korkular,
Karanlığın derin sessizliğinde.

Bir yerlerde şehirler yanıyordur.
Peyda olmuştur kıyamet,
Bilmem hangi cephelerde.
Kimi küçük teknelerin,
Yelkenleri parçalanıyordur belki de…
Uzayıp giden denizlerin enginliğinde.

Ve biz seninle,
Birden bire…
Birden bire bir dansa tutuşuruz sevgilim.
Sus! Sen kapat gözlerini.
Ay asılı kalmış parlıyor gökte,
Ayrılık kelimesi yakışmıyor bize.

Sardunyalar ve mor sümbüller,
Ağaçlarda oynaşan bülbüller,
Taze asmalarda şarap gibi üzümler,
Bir zamanın zamansız mevsimleri,
Bak! Seyre durmuş bizi.

Şu fısıldayan rüzgarın eşliğinde,
Bir şarkı gerek bize.
Belki bir yağmur başlar birden bire…
Büsbütün ıslanır,
Çırçıplak dokunuruz birbirimize.
Bir kaç damla serseri tanenin altında,
Ölümsüz olmak istiyorum dudaklarında.
Şimdi bir dudakların gerek bana.

Beyhude tasalanma eteklerimizden akıp giden zamana.
Zaman; seni de, beni de gömer,
Tarihin tozlu sayfalarına.

Unutulur dansımız,
Sevdamız, aşkımız…

Unutmamak için seni Ay ışığının altında,
Bir sen gerek bana,
Baştan aşağıya.

Rasim Dahiloğlu

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: