Ölüm Esintisi

Bir ölüm ki…
Ilık bir yâr eli misali dokunur insanın şakaklarına.
Göz görmez, gönül bilmez,
Lakin hatıralarda çınlar,
Uzak denizlerin ufkunda çırpınan martıların çığlıkları.

Harap olmuş virane ömrün kıyısında,
Ne çare yeni bir yaradılışın avuntusuna sığınmak.
Bir zaman sonra yaprak gibi dökülüverir insan,
Kuru ve yağız toprağın soğuk bağrına.

Sevdalar biter…
Çamur rengi balçık tarlalarında,
Bir de sahipsiz kalan toprağımızın üzerinde.
Soğuk bedenin gölgesine kaçışır,
Bir nebze su damlası misali kalan hatıralarım.

Tanrım o ne kıyamettir!
Ellerim düşer yârimin ellerinden.
Bir çift göz mezar olur,
Solmuş hayallerimin nazarında.

Bir göç…
Öylesine sessiz ve sedasız.
İnce bir tını yükselir göğe amansız.
Avuçlarımda sarıp sarmaladığım,
Gecelerden hatıra bir kaç yaldız


Nedir bu feryat, şu isyan toprağın bağrında.
Kanlı bir çaput sallanır mezar taşımın başında.
Bir meltem kopar kıyılardan,
Sardunya kokularına sarılmış.
Ve ansızın kokusu ilişir iliklerime,
Şu amansız rüzgar…
Yârimin saçlarından mı eser yoksa,
Toprağıma.

Rasim Dahiloğlu

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: